Gözlerim kapalı; dönüyorum, dönüyorum, dönüyorum. Hangi yöne dönmüş olduğumu unutmayı diliyorum. Açıyorum gözlerimi bakıyorum, gene sana doğru yönüm!...Sus... Söyleme...

 

RUTH

Dur Ruth,

aşkın karanlık yüzünde dur, öylece.

Hep.

Böyle dursun aşk her zaman hayatında.

Karanlık yüzünde dur aşkın.

sus. Tamam buydu, de.

Bütün yavanlığı ile süren insanların

kuytularında kal. Orda kal.

Unut Ruth,

unut sen

ben sürdürürüm kalan kısmını, hattın bu ucunu

kervanlar ve sahrayla

kendime de sana da ağlarım.

Sen sus Ruth, sen konuşma,

sen yavan hayata katıl

orda sürdür mutsuzluğunu.

Sahra nasılsa geleceğin yer değil.

Ah Ruth, hala sevgili Ruth,

ortalıkta dönen yalanlarını hissettim, hep.

İsteseydim kolayca ortaya çıkardı.

İstemedim. Senin kendinden kaçırdığın şeyleri

ben nasıl ortaya koyardım!

Sen kendini kandırıyordun,

seyircin oldum

yalanlarını oynayışını seyrettim.

Son ana dek.

Kendini ikna ettiysen beni de ikna et

istedim.

Ruth, mutsuz meleğim.

Sen inandırmakla inandırmamak arasındaki

o siyah noktada durdun.

Bunun adı işte: zulümdü.

Bu zulümde sen beni bütün uçlarımdan çarmıha gerdin,

Ben bütün uçlarımı kanatarak koparttım kendimi ordan.

Tekrar tekrar,

tekrar tekrar kanattım Ruth,

senin istediğinden fazla kanattım kendimi.

Kendimi kendi zulmümde tuttum, orda kaldım.

Onu çektim.

Yapmasa mıydım Ruth?

Bunun cevabı artık anlamsız.

Ben zaten Ruth, bana gelecek olan o zulmü gördüm.

Sendekini, sendekileri.

Bendeki tamamlanmadı henüz.

Son sözü benim söylemem neyi değiştirirdi?

Hiçbir şeyi.

Bir çocuğun, senin çocuğunun Ruth, kendini

kandırmasından başka neyi ifade eder bu?

Hiçbir şeyi.

Benim son sözü söylemem, bendekileri,

hala bende kalanları

sana eksik gelenleri,

hala söylenecek olanları bitiriyor mu?

Hayır.

Senin eksik kalanlarını, bana söyleyeceklerini

tamamlıyor mu?

Hayır, Ruth,

eksik kalanlar çoğalıyor aramızda.

Şimdi bende kalan boşluğu doldurmak üzere

borçlu değil misin—kendi mutsuzluğunu da

benim mutsuzluğumu da borçlu değil misin bana?

Ama bırak öyle kalsın.

İnsanın yüreğinden geçmeyen borçlar ödenmezler.

Sen Ruth, sevgilim Ruth,

hattın öbür ucundaki derin sessizlik!

Sus. İstediğin kadar sus artık. Öyle kal.

Kervanları ben yalnız geçiririm sahradan

sen yalan hayatını sula.

Aşksız hayatın kenarında dur.

Sana verilecekleri bekle.

Tamamı buydu, böyle de.

Ama Ruth, ben,

benim söylediklerime,

benim çığlıklarıma inanmayanların söylediklerine,

onların çığlıklarına artık inanmayacağım.

Söz Ruth.

Sen benim çığlıklarını duydun,

bana en yakın uzaklık sendin.

Bir tek sen duydun çığlıklarımı,

artık Ruth,

senin söylediğin hiçbir şeye inanmayacağım.

*BİRHAN KESKİN

*KİM BAĞIŞLAYACAK BENİ

*RUTH

Bunca zaman sonra, neden ona dokunmadığımı
Neden çekmediğimi silahımı kınından
Neden olanı biteni kalbime koyup kendimi çektiğimi
soruyorsan. ….

Ona dokunmadıysam,
Dokunamadıysam tek bir sebepledir. …
Bir barbar ancak eşitine dokunur.

#Birhankeskin
#Y’ol

…… Kalbinde yatan birinin yatağının nerde olduğunun önemi olmaz ki…. #ahmetbatman

Günler öylece kendi kendine geçsin diye
Bir camın arkasında durdum
Bana dokunmasın hiç bir şey
Hiç bir şey yarama merhem olmasın
Iyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye
Bir camın arkasında durup
Akan hayata ve zamana baktım. 

Bilirdim, biliyordum, biliyorum, 
Bittiğinde, geçtiğinde, 
Azaldığında sızı, iyileştiğimde,
O saman tadıyla karıştığında;
Her şey daha acı olacak….
#birhankeskin

Günler öylece kendi kendine geçsin diye
Bir camın arkasında durdum
Bana dokunmasın hiç bir şey
Hiç bir şey yarama merhem olmasın
Iyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye
Bir camın arkasında durup
Akan hayata ve zamana baktım.

Bilirdim, biliyordum, biliyorum,
Bittiğinde, geçtiğinde,
Azaldığında sızı, iyileştiğimde,
O saman tadıyla karıştığında;
Her şey daha acı olacak….
#birhankeskin

…..
Susmalarında bile bulur seni sesler #ozdemirasaf

…..
Susmalarında bile bulur seni sesler #ozdemirasaf

Şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar,
Hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar 
—ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenen yaprakların uzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir vakit eve dönüyordum ( …)……..
Gibi olmayacak şeyler söylerim sana.
#birhankeskin

Şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar,
Hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar
—ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenen yaprakların uzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir vakit eve dönüyordum ( …)……..
Gibi olmayacak şeyler söylerim sana.

#birhankeskin

Nasıl sevildigini bilmek gibi bir pişmanlığın var artık. Bu sana bir ömür yeter. #cengizaydin

Okumak en şık küfretme biçimidir. Sakın susma.

#cengizaydin